Bazen olayları yaşarken o kadar içselleştiririz ki, olayın kendisine değil, bizi acıtan tarafına odaklanırız. Acıyı kendimizce dindirmek için de karşı tarafı suçlayıp, kendimizi rahatlatmaya çalışırız. Gökyüzünün son birkaç aydır hatta yaklaşık iki yıldır enerjisine bakarsak yıkıcı diyebileceğimiz olaylarla boğuşuyoruz. Yaşanan sinir bozucu olayların nedeni basit anlatımla, etrafımızdaki işaretleri görebilmeyi öğrenmek.

Bu haftanın geçen haftadan farkı gelişen olayların hızının yavaşlaması olacak. Şu ana kadar gerçek arzuların ve tatminkar ilişkilerin nasıl olması gerektiğine dair bir fikre varmış olmayız. Hatta uygulamaya konmuş kararlarımız bile olmuştur. Biz gönüllü değilsek de gelişen olaylar bizi aksiyon almaya zorlamış olmalı. İşten ayrılmak, beğenmediğimiz muhitten taşınmak, ortaklığı ya da ilişkiyi sonlandırmak, şehir değiştirmek gibi radikal kararlar söz konusu olan. Yani aslında hayatı kökten değiştirecek olaylardan, hatta bizi geçmişimizden kopartacak olan değişimlerden bahsediyorum.

Merkür 17 Nisan tarihine kadar pek de rahat olmadığı Balık burcunda artık. Ocak ayının son gününden bu yana olan olaylar önümüzdeki 2 aylık periyotta zihnimizi hep meşgul edecek. Şimdi bilgiyi eve getirmek zamanı. Yani idrak etmek, kavramak zamanı.

Gökyüzü bizden büyümemizi istiyor. Büyümek geleceğimizle ilgili zor seçeneklerle yüzleşmek demek. Artık kendi adımıza bir karar vermek demektir.  Kendimizden emin olamadığımız “doğru mu yapıyorum?” “eyvah, kafam çok karışık” diye kıvrandığımız bir dönem bu dönem. İşte cesaret bu noktada gerekli. Herkes dingin ve açık sularda tekne kullanabilir. Önemli olan siste, ve fırtınalı sularda tekneyi batırmadan limana yanaştırmaktır.

Akla güvenmek ve mantıkla karar almaya çalışmak nafile.. Üzgünüm ama bizden daha büyük bir akıl var yukarda. Şimdi iç sesine güvenmek, sembolleri okumayı öğrenmek zamanı. Önümüzdeki haftadan sonra Güneş’in de Balık burcuna geçmesiyle birlikte ortam iyice bulanıklaşacak. Şüphe, kararsızlık, endişe, sürüklenme hissi ağır basacak. Geçmişin tüm acıları ve koşullanmaları, dinmeyen yaralarımız hepsi bilince çıkacak. Belki de geçmiş ve pişmanlıklarımız tüm ağırlığı ile üzerimize çökecek. Ama dediğim gibi bunun bir tek amacı var; o da etrafımızdaki işaretleri doğru okumayı öğrenmek. Önümüzdeki günlerde Merkür retrosundan korkmak ve onu suçlamak yerine ondan öğrenmeye çalışabiliriz. Kendi yaramızı iyileştirmeyi öğrenme zamanıdır şimdi. İç sesimize kulak verebilmek  ve aynı zamanda yaratana teslim olmaya gönüllü olmak işin ilk adımı olabilir.

“Duygu, aklın esiridir. Fakat bil ki, akıl da ruhun eseridir”  der Mevlâna. Ruha ulaşabilmek için zihni biraz durduracağımız günler bu günler..

Cesaretle dümene geçtiğinde, limana ulaşma ihtimalin var demektir. Belki de tekneyi kullanabildiğini görmen gerekiyordur, kim bilir..

İyi hafta sonları