İkizler Yeni Ay’ına yaklaşmak üzereyiz. Güneş ve Ay yani bilinç ve bilinçdışı birleşirler bu fazda. Yeni ay özellikle İkizler burcunda olduğunda bizi kısıtlayan ve/veya kontrol eden bilinçaltı temaların da farkına varmamıza yardımcı olur. Söz konusu bilinçaltı temalar, sadece aldığımız kararlara değil, başkalarına yansıttığımız ve ilişkilerimizi etkileyen dramatik olaylara da neden olabilirler.

Yeni ay içinde bulunduğu burcun gölge yönleri de dahil tüm özelliklerini yansıtma eğilimindedir. Bu noktada zihnimizin kandırmacalarına da hazırlıklı olmamız gerekir. Sonuçta akıl oyunları oynayan Merkür bu yeni ayın baş kahramanı. Hızlı edinilen bilgiyi analiz edip değerlendirmek, can kulağıyla dinlemeden sonuca varmak veya duyduklarımızı işimize geldiği gibi almak dikkat etmemiz gereken ana başlıklar.

Yeni ayın da telaşı ile, gerçek olamayacak kadar güzel senaryolar bize çekici gelebilir. Hayallerimizin ışığında aklımız bize oyunlar oynayabilir.  Bazı durumlarda olaylara aklımızın yanı sıra, sezgilerimizle yaklaşıp sonuca varmak en doğrusu olabilir. Çünkü gökyüzü bizden, sezgisel bilgi ile rasyonel bilginin nasıl dengeleneceğini öğrenmemizi istiyor.  

Bir önceki Boğa yeni ayında kendi cennetimizi yaratmayı hayal etmiştik. Belki o günden bugüne bizim için en uygun olduğunu düşündüğümüz ortamı hayal edip, hazırlandık. Uzun zamandır ihtiyacını hissettiğimiz huzurlu bir yaşam için hayallerimizi besledik. Yeni ay öncesi hazırlık fazı da aynı burçta yani Boğa burcunda gerçekleşiyor. Başka bir deyişle arzuladığımız cennet için yanımıza neyi alıp, neyi bırakacağımıza karar verdiğimiz dönem. Karanlık ay; bırakma ve helalleşme fazıdır. Bir anlamda ruhun yeniden bedenlenmeye hazırlandığı aşamayı sembolize eder.

Bu durumda sahip olduklarımızdan hangileri yeni yaratacağımız cennetimiz için gerekli, hangileri değil.

Ne için bu kadar direniyoruz ve neyin savaşını veriyoruz?

Güneş ve Aldeberan kavuşumu savaş alanımızın neresi olduğunu açıkça vurguluyor bana göre. Yani mücadelesini vermemiz gereken konu, şu ana kadar elde ettiklerimiz değil, değişim zamanının geldiğini kavrayabilecek bir bilinç seviyesine ulaşmak ve bırakabilme gücünü geliştirmektir.

Bazen değişim o denli korkutur ki bizi, adım atamayız. Başarısızlık, saygınlığı yitirmek, eleştirilmek gibi korkular mevcudu korumaya zorlar. Ancak gökyüzünün en önemli vurgusu; aradığımız güvenlik modelinin dışsal koşullarda değil tam tersi içsel mekanizmada oluşturulması gerektiğidir bana göre.

Duygusal olarak güçlenebilirsek, dış dünyada yeni kuracağımız modeli daha kolay oluşturabiliriz. Dalgalanmalara daha kolay göğüs gerebiliriz.  Duygusal olarak güçlenmek, doğru partnerle yol aldığımızda daha kolay. Bizi duygu olarak besleyen, dış dünyada savaşa hazırlayan, acımızı paylaşan biri ile kader ortaklığı yapabilmek, hissettiğimiz yalnızlık duygusunu azaltabilir.

Geleceğe yol almak için geçmiş ile hesaplaşmalıyız. İster bilinçaltından bilince çıkardığımız temalar, ister deneyimle edindiğimiz bilgiler, isterse gözlemle gelen bilgiler, fark etmez. Günün sonunda bu yeni ayın amacı yeni farkındalık seviyesine ulaşmamızdır.

Her birimiz kartları yeniden kardıktan sonra, oyunun kurallarını belirleyeceğiz. Ama bu kurallar sadece bizim tarafımızdan, bizim değerlerimize ve bizim cennetimize uygun olarak belirlenecek. Sadece bizim için, sadece bizim tarafımızdan… Yeni ayın hayrı üzerinizde olsun, iyi bayramlar