Yine bir dolunay yazısıyla buluşuyoruz sizinle. Balık burcunda Neptün ile oluşan bir dolunayı deneyimleyeceğiz hep birlikte. Biraz anlamaya çalışalım isterseniz gökyüzünün mesajını.

Bu dolunayın tohumları yine Başak burcunda Venus ve tüm kişisel gezegenlerle birlikte atılmıştı hatırlarsanız. Başak burcu Aslan ve Yengeç’ten sonra gelen bir burçtur ve bizden, duygularımızı ve coşkumuzu entegre etmemizi ister.

Yeni ay kendimizle kurduğumuz bağın sağlamlığı ve nasıl uyum içinde olacağımızla ilgiliydi. Öyleyse bu dolunay söz konusu entegrasyon için gerekli olan ayarlamaları sembolize ediyor diyebiliriz.  Artık bazı şeyler tüm çıplaklığı  ile ortada, gizlenip saklanacak hiç bir şey yok. Ektiğimiz tohumun meyveleri görünür halde karşımızda duruyor olmalı.

İlişkiler, çevre, aşk, para, ortaklıklar, üzerinde çalışılan projeler her bir konu için ayrı ayrı uğraş verip sonuç almaya çalışıyoruz. Bir an önce olayların hangi sonuca doğru gideceğini görmek istiyoruz. En küçük detayları dahi gözden kaçırmadan, somut sonuç almaya uğraşıyoruz. Ama gökyüzünün en büyük yargıcı Jupiter “dur” işaretiyle karşımıza çıkıyor bu hafta. Tüm seçenekleri etrafalıca değerlendirip, değerlendirmediğimizi soruyor bize.

Dolunayın kendisi zaten gergin bir enerjiyi içinde barındırır. Duygusal krizleri sembolize eder. Bu haftaki gerginliğin ana temasını, farkında olmadığımız davranış kalıplarımız ve alışkanlıklarımız oluşturuyor. Aceleyle sonuca gitmek ve her şeyin mükemmel olmasını istemek güzel elbette. Mükemmellik kişiden kişiye göre değişir. Genelde alıştığımız sistemin içinde yaşıyorsak bu yeterince “mükemmeldir” bizim için.

Ancak, bu dolunayda içimizde bir ses; tüm alternatifleri yeterince değerlendirmediğimizi, etraflıca düşünüp tartmadığımızı söyleyerek bizi huzursuz ediyor olabilir. Sürekli aynı şarkıyı dinlemek nasıl bir zaman sonra sıkarsa, aynı şeyleri aynı sistemde yapmaya devam etmek de bir zaman sonra bizi strese sokar mutlaka. İşte Jupiter’in bu dolunaya yaptığı etki böyle bir etki. “Tüm seçenekleri gözden geçirip deneyimlediğine emin misin? Yapman gereken araştırmayı yaptın mı?” Jupiter’in bu soruları Mars’ın uygulamacı enerjisini doğru yere yönlendirmesi için gerekli olabilir.

Neptün kendi yönettiği Balık burcunda oldukça güçlü, tıpkı Jupiter gibi. Jupiter büyüme, genişleme, bilgelikle ilgili bir gezegen. Neptün ise hayaller, illüzyon, merhamet ve şefkat ile ilgili gezegen. Bu ikisi şu anda ruhun gelişimi için gerekli olan idealleri ve  vizyonu sembolize ediyor. Dolunayın Başak/Balık aksında bu kadar güçlü iki gezegenle gerçekleşmesi; tam bir saflaşma ve arınma temalarını içinde barındırıyor. Başak burcu tüm titizliği ile temizlik yaparak saflaşmak ve arınmak ister.

O zaman nedir hayatımızda  temizlik yapmamız gereken alanlar?

Neptün ve Pluto’yu göz önünde bulundurursak; bilinçdışı konular, yanılgılar ve korkular bu dolunayın bizden farketmemizi istediği başlıklar. Bana göre Venus ve Merkür boşuna aynı derecede kavuşum yapmıyorlar! Her ikisi de ele vererek, hayatımızdaki kişileri, bulunduğumuz çevreyi, konuşma dilimizi, üzerinde çalıştığımız projeleri sorgulayıp anlamamızı istiyorlar. Anlayalım ki; bu dolunayda neyi temizleyip arıtacağımıza karar verebilelim. Bu sebeple Jupiter “sorgula ve geniş açıdan bak” diye bu dolunayın önüne çıkıyor. “Her şeyi etraflıca düşündün mü?” diye sormasının sebebi değişen koşullara uygun bir hazırlık içinde olmamızı istemesi, hepsi bu.

Eski alışkanlıklarımızdan vaz geçmek istemediğimizde ya da kendimizi hayallerle kandırdığımızda gerekli ilerlemeyi sağlamamız da gecikir. Yeniye cesaret edemediğimizde kendimizi yalanlarla avuturuz. Bazen illüzyonun içinde yaşamak daha kolay gelir. Hep yarından bekleriz ve yarına erteleriz. Bu durumda da gelişim sürecimizi kendimiz geciktirmiş oluruz. Bu dolunay bize bir fırsat sunuyor aslında. Değişim fırsatı! Gökyüzünde esnek ve uyuma yönelik bir enerji var. Yani bir dönemin bitişini ve yenin başlangıcını ifade eden ara dönemdeyiz. Hazırlık safhası gibi de düşünebiliriz bu enerjiyi. Yeni başlayacak olan şey ise yine Merkür ve Venus birlikteliğinde gizli. Venus bu dolunay sonrası en rahat olduğu burca geçerek, yeni ilişkilerin öncülüğünü yapacak. Merkür de diplomasi diliyle bu başlangıçlara, aşka, flörte, ortaklığa yardımcı olacak.

Tüm bunlar gökyüzünün potansiyeli elbette. Benim okuduğum alt yazı böyle. Bazılarımız Neptünün ilahi planını ve Jupiter’in bilgeliğini görerek adım atar ve değişen koşullara kendini bırakabilir. Bazılarımız da hiç şüphesiz korkularına teslim olup, eski alışkanlıklarıyla aynı şarkıyı dinlemeye devam eder ve bir dolunay daha sadece iç huzursuzluğu ve endişe ile geçer gider.

Bana göre gökyüzünü okuma sanatı, bize başımıza gelecek olan olayların ne olacağını adlı adınca söylemek değildir. Özgür iredemizle biz her gün geleceğimizi kendimiz şekillendiririz. Yıldızların bize fısıldadıkları şey sadece rüzgarın hangi yönden ve hangi şiddetle eseceği hepsi bu…

Haydi yelkenler fora!