MUTLULUK BİZE ANLAM KATAN İLİŞKİLERDE

Yaz Mevsiminin başlangıcındayız bu hafta. Güneş Yengeç burcuna giriyor ve 6 aylık bir dönemi başlatıyor. Güneş’in Yengeç burcuna girdiği ana göz atacak olursak; Merkür, Mars ve Jupiter’in etkin olduğunu söyleyebiliriz. Yani ne demek bu? Nasıl yorumlamalıyız bunu?

Yaz gündönümü, tutulma döneminden hemen önce ve Merkür gerilemesinin gölge fazıyla gerçekleşiyor. Kuzey Ay Düğümü, Merkür ve Mars Yengeç burcunda kavuşurken Yengeç dönemi başlıyor. Yengeç; anneliğin yani besleyip büyütmenin burcudur. Hayatımızda Yengeç burcunu temsil eden konuları sanki bebeğimizmiş gibi besleyip, büyütmeliyiz. Gelişmeye müsait olana emek vermeliyiz.  Bu dönemin anahtar kelimesi “Hissederim”dir. Bu durumda hislerimize odaklanmak ve kendi duygusal ihtiyaçlarımızı beslemek için harekete geçmemiz en temel konu.

Mars ve Merkür kavuşumunun, bu noktada işi kolaylaştıracağını söylemeliyim. Mars tüm telaşıyla “hemen şimdi anlamak istiyorum, neler oluyor bana. Neden bu kadar hüzün var içimde?” diye soruyor Merkür’e. Merkür ise geçmişin acı veren anılarıyla boğularak, anlam vermeye çalışıyor duyularına. Mars’tan güç alarak çözüm arayışına doğru ilerliyor.

Geçmişin yükü, bastırdığımız tüm acı veren olaylar, kendimize koyduğumuz sahte hedefler şimdi rahatsızlık yaratıyor çünkü bize uygun olmayan bir kimliği taşımaya çalışıyoruz. İşte şimdi zamanın efendisi bizden hesap sormak üzere karşımızda. Bugüne kadar bize verilen zamanı kendimize uygun bir yaşam modeli kurmak için mi kullandık, yoksa bize dayatılan sosyal statü için mi harcadık?

Kendini tanımdan otomatik pilotta yaşanmış hayatlar için değişim zamanı.

Aldığımız her kararın bir bedeli vardır hayatta. Bu kararların kalitesi, yaşamımızın kalitesini belirler. Ödediğimiz bedeller de aldığımız riskleri işaret ederler. Bu sebeple zamanın efendisi bize hesap sormak üzere karşımızda..

Amaç kesinlikle canımızı yakmak veya sahip olduklarımızı elimizden almak değil. Nihai amaç; en doygun, en mutlu hayatı yaşayabilmek. Yani kendi cennetimizi yaratmak. Buna ulaşmanın en önemli adımı ise duygusal ihtiyaçlarımızı anlayabilmemizdir. Başka bir ifadeyle; kendi hayatımızın sorumluluğunu almaktır. Doğru hedef koyup, bunun için çalışmaktır.

Yaz gündönümün hemen ardından Merkür’ün gerilemesi Aslan burcundan Yengeç burcuna doğru olacak ve tutulmalarla birlikte bu döneme damga vuracak. Ne anlama geliyor şimdi bu?

“İlhamlarım geleceğime yön verebiliyor mu, yaşam kalitem nedir?” bu soruların cevabını arayacak Merkür gerilerken. Yani imza atmalı mıyım, alışveriş yapmasam mı gibi detaylarda boğulup gerçek mesajı es geçmeyelim! Carl Jung’un dediği gibi; bilinçli bir şekilde yüzeye çıkarılmamış her tema belirsiz bir süreçte bilinçdışında, kişiyi etkilemeye devam eder..” Yani günlük yaşamın karmaşası ve telaşında (gereksiz yarışında), bilinçdışının kontrolünde yaşadığımızın farkında bile değiliz. Merkür gerilemelerinin asıl amacı, bu temaları yüzeye çıkarmak ve farkındalığımızı arttırmaktır.

Yaz gündönümü önümüzdeki birkaç aylık periyoda damgasını vuracak. Merkür ve Mars, bu süreçte Pluto ve Saturn ile karşıtlık yaptığı için kendi geçmişimiz ve korkularımızla yüzleşmek en temel meselemiz olacak. Çok kaba bir örnekle; adınıza gelmiş bir davetiyeyle özel bir partiye tüm sülalenizle girmeniz mümkün değildir. Yani geçmişinizle ve size acı veren anılarla helalleşmeyi başaramazsanız, hayatınızda tamamen yeni bir sayfa açmanız da mümkün olmaz.

Elbette eskiyi geçmişte bırakmak, duygularımızı açıkça dillendirmek kolay değildir. Sonuçta insanın temel korkularından biri “yüzleşme” korkusudur. Karşımızdaki insanı incitmekten ve bize vereceği tepkiden/cevaptan korkarız. Böyle bir şeyi yaşamaktansa yarına ertelemek kolay gelir. Ama yarın mutlaka gelir ve ertelediğimiz küçük bir konu büyümüş olarak bize geri döner. Daha büyük bir sorunla baş başa kalırız.

Üzgünüm ama tutulmalar bu sürecin çok önemli bir parçası. Biz istemesek de olaylar bizi bazı kararlar almaya zorlayacaktır.

İlişkiler, ana konulardan birisi olabilir bu dönemde. İlişki, sosyalleşme, grup aktiviteleri ve aşk arayışı var atmosferde. İyi hissetme ihtiyacı çok yüksek. Bu da son derece normal. İçinden geçtiğimiz süreçte her şeyi unutup, dertleri geride bırakıp, umuda odaklanmak istiyoruz. Yazın ışıkları ile kendimizi aşka ve hazza bırakmak istiyoruz. Tamam güzel. Gün dönümü haritasında Ay kova burcunda, Venus ve Jupiter’e güzel titreşimler gönderiyor ki, bu da bir avantaj. Bu durumun uzun soluklu olması ve tatminkar bir süreçte ilerleyebilmesi için önce duygusal ihtiyaçlarımızı belirlemeliyiz. Güvenli sığınağımızın tanımını yapmalıyız ve bu tanıma göre adım adım bu sığınağı inşa etmeliyiz. Aksi taktirde yine hep aynı duvara çarpmak içten bile değil. “Hata yapıyoruz ama nerde?” diyerek, harcar dururuz zamanımızı. Korkularımızın mahzeninde geçer bir ömür. Zamanın efendisi gelip hesap sorduğunda, ayağa kalkacak gücü bulamayız ve hayat otomatik pilotta devam eder.

Özetle; mutluluk ve güvenlik tanımı, sahip olduğumuz mallar, markalar, banka hesabında olmayabilir. Uranus Boğa burcunda unutmayalım! Maddeye yüklediğimiz anlam da değişiyor bu dönemde. Ya da gökyüzü değiştirmemizi istiyor diyelim.

Mutluluk bize anlam katan ilişkilerde.  Bizi yarına taşıyan birlikteliklerde, aynı yöne baktığımız ve bize destek olacak olan kişilerde.

Yüzleşerek, konuşarak, anlatarak, dinleyerek geçmişle helalleşelim ki yeniye yer açılsın. Önce kendimizle başlayalım sonrası gelir zaten.

Keyifli bir yaz dilerim

Leave a comment



Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 28 aboneye katılın

Sayılı uluslararası diplomalı astrologlardan Didem Can ile astroloji eğitimi başlıyor.

Astroloji ile ilgilenen veya uzmanlaşmak isteyenlere temel ve ileri seviye eğitimler yüzyüze veya online olarak yapılacaktır.

error: Content is protected !!