YENİAY, EKİNOKS ve İLİŞKİLER

Bu hafta hem ekinoks hem de yeni ayı birlikte yaşıyoruz. Hayatımızda yine dengeyi bulmamız gereken bir dönemdeyiz. Ekinoks aydınlık ve karanlığın, soğuk ve sıcağın, almanın ve vermenin dengelenmesi gereken dönemi temsil eder. Artık Güneş yavaş yavaş karanlığa doğru yol almaktadır. Yapmamız gereken tek şey içe dönüp kendimizi bu karanlığa hazırlamaktır. Biz insanoğlu olarak her ne kadar doğaya hükmetmeye çalışsak da onun ayrılmaz bir parçasıyız. Doğa ile uyumlu yaşadığımız sürece mutlu ve huzurlu bir şekilde gelişim gösteririz. Tıpkı ruh halimiz gibi yılın bu döneminde ağaçlar da tüm yapraklarını döker ve kışa hazırlanır. Artık Güneş’in sıcaklığı ve ışığı azalmaya başladığı için, bizi de nedeni belli olmayan bir hüzün kaplar. Şarkılar, şiirler bile bu hüzne eşlik ederler.

Karanlığa doğru çıkılan yolculuk içe çekilip dengeyi bulma çabasından başka bir şey değildir.  Hayatla kurduğumuz bağın ve alışverişimizin ne kadar gerçekçi olduğuna dair bir gözlem sürecidir bu süreç. İlişki dediğimiz şey, kendimizi bir başkası üzerinden görebilmektir aslında. Eğer kendimizle kurduğumuz bağ samimi değilse, bir başkasıyla girdiğimiz ilişiki de o kadar zayıf olur. Samimi olmayan birlikteliklerde menzile ulaşmak neredeyse imkansızdır. Acı ve doyumsuzluk başlar. İlişkinin içinde kalmak için herkesin kendine göre sebepleri vardır mutlaka. Ekinoks döneminde yani hüzünlü sonbahar döneminde denge arayışına doğru uzun bir yolculuk başlar. Dengeyi bulmanın ilk adımı ise sorgulamaktır.

Nedir sorgulanması gereken şey?

Venus her iki gökyüzü olayının yöneticisi olarak Saturn ile etkileşim halinde. Başka bir deyişle, gerçeğin gözünün içine bakmaya hazır. Gökyüzü ilişkilerdeki tüm sorunları gün yüzüne çıkarıyor uzun zamandır. Sorunlarla yüzleştikçe kaçıyoruz, oyalanıyoruz, toparlamaya çalışıyoruz ya da tabiri caizse katlanıyoruz. Ama etrafımızdaki enerji sadece yenilenmeye ve ilerlemeye yönelik bir enerji. Çıtayı yükseltmemizi ve daha iyi bir yaşamın tohumlarını atmamızı talep ediyor.

Her birimiz iş hayatında bir hedef için koşturup duruyoruz. Kotaları, gelir hedefini tutturmak, gözüne kestirdiğin bir şeyi elde etmek gibi.. İş hayatımda aynı hadeflerle boğuşmuş biri olarak söylemem gerekir ki, “kendini aşmak” konusu en zorlu hedefi insanoğlunun. Alışkanlıklarımız ve/veya toplum baskısına direnememek, bizi aynı noktada tutan zayıf tarafımız.

Sorguladığımız şey, Saturn’un temsil ettiği, korkular, alışkanlıklar, gelenekler, kurallar. İlişkinin içinde mutsuz olduğumuz herşey zihnimize yükseldi. Aslında büyük ihtimalle ne istediğmizi biliyoruz. Bildiğimiz halde cesaretle adım atamamış ve/veya hala bocalayanlar olabilir aramızda. Özellikle Güneş Kayron karşıtlığında ego problemleri, güvensizlik gibi temalar da devreye girip karamsarlığa sebep olabilir.

Sorun yok. Hala zaman var. Güneş karanlığa doğru dalışa geçti. Bu yolculuk boyunca içselleşip denge ve huzuru bulmamıza yardım edecek. Tıpkı ışıkları söndürüp uyumak üzere yatağa uzanmak gibi bir durum bu bana göre. Uykuya dalmadan önce beynimizde döndürürüz ya olan biteni, bir muhakeme yaparız kendi kendimize. İki seçeneğimiz vardır; ya olumlu yanını görüp daha olgun bir bakış açısıyla sabaha uyanmak ya da kendimize ve olana bitene kızarak öfkeyle uyumaya çalışmak.

Gökyüzünde Venus ve Merkür’ün Jupiter ile etkileşimi çok güzel. Görmesini bilen için harika fırsatlar var. En büyük iyicil Jupiter, bu yeniayda farklı ve doygun bir hayatın kapılarını aralıyor. Yazılarımı takip edenler bilirler, uzun zamandır yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuzu yazıyorum. Bu seçim bize ait ve orada duruyor. Yapmamız gereken sadece bakış açımızı değiştirerek bu fırsatı değerlendirmek. Korkular ve engeller de eş zamanlı olarak önümüzde farkındayım. Ama hayatın kendisi bu değil mi zaten? Pek çoğumuzun geçmiş deneyimlerimiz için “keşke” dediğinden eminim. Seçimlerimizin sorumluluğunu almamız gereken zamanlar gelir mutlaka. Her gün o kadar çok seçim yaparız ki farkında olmadan. İşte böyle bir dönemdeyiz şu anda; yeni seçimler ve yeni kararlar hayatımızın kalanını etkileyecek. İlerleyen dönemlerde “keşke” dememek için bilincimizin yüksek olması ve gerçekten neyin iyi neyin kötü olduğunun ayrımına varmamız gerekiyor.

Yeni ay; korku ve alışkanlıklarımıza yenik düşmeden, farklı dünyaya açılan kapıları görmek ve yeni ilişkilerin tohumunu atabilmek için özgür irademizle yapacağımız seçimdir.

Hangisini nasıl seçeceğimiz ise yeniye ne kadar açık olduğumuzla alakalı. Ufkumuz ne kadar? Zihnimizi ne kadar esnetebiliriz? Bu durumda biraz daha düşünelim isterseniz; önümüzde açılan kapıları görebilecek kadar esnetebilir miyiz zihnimizi?

Yeniay, yeni tohum, yeni hayat..

Leave a comment



Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 28 aboneye katılın

Sayılı uluslararası diplomalı astrologlardan Didem Can ile astroloji eğitimi başlıyor.

Astroloji ile ilgilenen veya uzmanlaşmak isteyenlere temel ve ileri seviye eğitimler yüzyüze veya online olarak yapılacaktır.

error: Content is protected !!