Yükleniyor...

İkizler Dolunayı

19 Aralık 2021

Güneş galaktik merkezde yer alırken bir dolunay gerçekleşti bu sabah. Dolunayların duygusal krizleri ifade ettiklerini artık biliyoruz; yeni ayın ardından atılan tohumların sonuç verdiği dönemleri işaret eder. Yay burcundaki güneş tutulmasının karşıtlık fazını yaşıyoruz şimdi. Tutulmanın temasını da taşıdığı için biraz daha etkili bir dolunay enerjisi anlayacağınız.

Eş zamanlı olarak, Venus gerilemesinin başlaması ve Saturn/Uranus karesinin son kez etkinleşmesi; bu dolunayın temasını güçlü kılıyor.

Tek tek ele alalım isterseniz bunları..

Değişim fırtınasının tam göbeğindeyiz ve hızla olup bitenleri anlamlandırmakta zorluk çekiyoruz. Ülke politikasında söz sahibi değiliz ve yaşananlara çözüm getirecek karar mercii de biz değiliz. Bu durum eğitimli ve farkındalığı yüksek insanlarda baskıyı arttıyor haliyle. Çaresizlik duygusu bizi eylemsizliğe doğru çekiyor farkındayım. Ama gerçekten çaresiz miyiz?

İkizler dolunayında  zihin her zamankinden biraz daha hızlı çalışıyor. Bin tilki dolaşıyor zihinlerde ve kuyrukları birbirine değmiyor. Nasıl çıkarız bu işin içinden, nere gidiyor ülke, ne yaparız batarsak, gibi deli sorular..

Öncelikle, şartların değiştiğini Kabul etmek gerekir. Bu kabulleniş, zihnimize düşünmek için ana istikamet belirlemiş olacaktır. Bununla başlasak iyi olur. Şartlar ve kurallar değişti!!. Zorlamayın, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni düzene ayak uydurmak için araştırıp, plan yapmak gerekecek bundan sonra.

Unutmayalım Güneş galaktik merkezde yer alıyor dolunay sırasında. Eşikteyiz şu anda. Bir ayak içerde, bir ayak dışarda. Galaktik Merkez Samanyolu galaksisinin dönme merkezidir. Çok yoğun bir merkezdir ve bir eşik gibi çalışır. Farklı dünyalara açılan bir kapı olduğunu düşünebiliriz. Bu kadar yoğun bir noktada, galaksimizin merkezinde gerçekleşiyor bu dolunay. Bence evrenin bize söylemeye çalıştığı önemli bir mesaj var.  

Güneş bilinçtir, güneş kimliktir, güneş farkındalıktır. O zaman dolunayın mesajı; yeni bir bilinçle farklı bir yaşam kurmamız gerektiği olabilir.

Bu arada, çok derin anlamlar yüklemeye gerek yok “farklı dünya” lafına. Sadece sıkı sıkıya ya da körü körüne bağlı olduğumuz tek bir inanç kalıbını kırmak bile bize farklı bir dünyanın kapısını açabilir. Mesela; günah ya da ayıp kavramlarımızla başlayabiliriz bu değişime. Ya da bizi felç eden derin korkularımızı kırma niyeti de olabilir bu. Sadece bir tek şeyi değiştirebildiğimizde hayatımız yani dünyamız değişecektir zaten. Biz değiştiğimizde ilişkilerimiz de değişecektir hızla. Sahne korkusu olan birinin kameralara konuşması mesela. Alın size atlanmış bir eşik! Taşınma kararı vermek, şehir ya da ülke değiştirmek, sevgiliye bittiğini ya da başlamak istediğini söyleyebilmek gibi…. Buna benzer örnekler kendi insiyatifimizde, bizim aşabileceğimiz eşikler.

İlişkilerimiz de bu dolunayın ana temalarından biri. Venus, gerileme hareketinde, ölüm gezegeni Pluto ile dans ediyor bu sene. Güzellik ve aşk tanrıçası Venus neden yer altı tanrısını seçti dersiniz bu yıl? İşin ilginç yanı sadece Venus değil, yasal evlilik ve ortaklıkların tanrıçası Juno da Pluto ile birlikte. Yani sözünü ettiğimiz değişim gerçekten ilişkilerden başlıyor. Ülkelerin ittifaklarından, hükümet koalisyonlarına, şirket birleşmelerinden, evlilik ve ortaklıklara kadar uzanan bir yelpaze düşünün şimdi.

O zaman kimlerle dans ediyoruz sorusu sorulması gerekiyor öncelikle. Bizi amacımıza götüren insanlarla mı birlikteyiz yoksa bizi yavaş yavaş eritiyorlar mı? Hangisi?? Biz değişime gönüllü oluyorsak, yola birlikte devam edeceksek, yanımızdaki kişilerin de aynı şeyi istemesi gerekir. İşte Venus, Pluto ve Juno ile birlikte bu derin sorgulamayı talep ediyor bizden.

Pluto, aşk tanrıçası Venus’e “Doğru insanla mı birliktesin? Bir daha düşün istersen?” diye sesleniyor şu an. Onu yeraltına indirip ne istediğine karar vermesini istiyor. Şimdi yeraltı deyince aklınıza kötü bir şey gelmesin. Amacı acı çektirmek değil elbette. İlk etapta böyle bir his olacaktır mutlaka ama uzun vadede bu acı reçeteyi içmek fayda getirecektir inanın.

Jung’un dediği gibi; insanlar acı çekmemek için ızdırap içinde yaşarlar. Bize uygun ilişki modelini bir kez kavradığımızda ızdırap biter. İnsandan insana dolaşmak yerine, önce kendimizle sonra başkasıyla olmamız gerektiğini anlatmaya çalıyor Pluto.  

Aslında bir çoğumuz cevabı biliyoruz. Sadece adım atmaya gücümüz yok ya da çözüme giden yola dair fikrimiz yok. Şunu belirtmek zorundayım; değişim artık çok hızlı gelecek. Galaktik Merkez başka bir evrene açılan kapı. Dolunayın bu eşikte gerçekleşmesi ve Jupiter’e titreşim göndermesi; bize bu yolculuğun geçiş biletini göstermesi gibi bence. Yapmamız gereken bu olasılığı kabul etmek, araştırmak ve bu yolculuğa gönüllü olmak.

Her kriz içinde fırsatları da barındırır. İkizler dolunayı bu fırsatları görmemizi sağlayan bir enerji yüklüyor evrene. Yay’ın optimistliği ile en azından bu hüzünlü atmosferden başımız kaldırıp, fırsatları yakalamaya çalışsak nasıl olur sizce?

Hayatımız çözülüp, dağılıyor olabilir, nerden biliyoruz ki daha iyisini yapamayacağımızı. En azından şimdi artık ne gibi hataları yapmayacağımızı biliyoruz. Pahalı bir ders aldık ama dersimiz aldık.

Ödevler bizi bekler, Pluto ile dans etmeyi öğrenmemiz ilk dersimiz.

Yorum Ekle